BU MAKALEDE:

Dünyaya minicik gelen bebekler, hızla büyürler. Anne, baba olarak onların bu hızlı gelişimlerine gün be gün şahit olsak bile, sürekli yeni bir şey almaktan da alıkoyamayız kendimizi. Peki, hevesle alınan ve sadece birkaç sefer giyilebilen bu eskiyemeyen kıyafetleri nasıl değerlendiririz? İşte tam bu soruya cevap olacak bir sosyal sorumluluk projesini paylaşmak istiyoruz sizlerle. Bu güzel proje kapsamında ihtiyacı olan minikler birbirleri ile giysilerini paylaşıyor. ?’ben hızla büyüdüm, artık kardeşim giysin” diyor! Bu güzel projenin mimarı olan nam-ı değer soran anne ile konuştuk.

Merhaba, Oldukça anlamlı ve faydalı bir proje yürütüyorsunuz. Sizinle birlikte projeye destek olan birçok anne blogger da var. Peki, nasıl çıktı bu fikir, gelişim ve harekete geçme süreciniz nasıl oldu?

Ülkemizin çoğu mütevazi hayatlardan oluşuyor. Hayatın her geçen gün zorlaştığı günümüzde şehir hayatının yoğunluğu bazı şeyleri zorlaştırdı. Çoğumuz karşı komşusunu bile tanımıyor.

Oysa gözümüzün önünde pek çok hikayeler yaşanıyor. Ben istedim ki çocuklar için bir şeyler yapayım. 3-4 ay önce çocuklarımla parka gittim.

Orada 7-8 yaşlarında bir erkek çocuğunun ayağında (muhtemelen 35-36 numara) yazlık kız ayakkabısı vardı. Oynuyordu, yüzü gülüyordu ama o ayakkabı büyüktü ve ona ait değildi, olamazdı da. İşte o an dedim ki; evet! Bunun için savaşmalıyım. Blogger arkadaşlarımda desteklerini esirgemediler. Buradan onlara sonsuz teşekkürler.

Bu arada sizde oldukça duyarlı bir anne ve blog yazarısınız, üzerine bir de bu proje geldiğinde hayatı programlamak zor olmuyor mu? Hem sizi kısaca tanımak, hem de nasıl vakit ayırdığınızı dinlemek isteriz.

Ben Çiğdem Özdemir. Elif (3,5 yaşında) ve Kerem (1 yaşında) isimli 2 çocuk annesiyim, evliyim. 14 yıl özel sektör ve 4 yıllık girişimcilik (oyuncak imalatı) iş hayatım var. (www.zuzucan.com)

Ayrıca blog yazıyorum. Sosyal medyada “Soran Anne”yim. Bazı dergilerde köşem var. Kardeşim Giysin’de ise çocuklarım büyüyene kadar vekaleten yazmanlık yapıyorum. Bunca şeyin içinde tabi zorlandığım anlar oluyor. Hele soğuk günlerin ve hastalıkların geldiği şu günlerde.

Marka ve kurumlardan da destek alıyor musunuz bu proje için?

Hayır. Ama 2 konuda desteğe ihtiyacım var.

1.Kargo: göndericilerimizi de düşünmemiz lazım. Bazı büyük parçaları (araba, mama sandalyesi, yatak vb) gönderirken çok zorlanıyoruz.

2.Daha sistematik bir siteye ihtiyacımız var. Şu an gece 22:00-02:00 arası bu iş için çalışıyorum. Gün gelecek bu zaman yetmeyecek. İşte bu konularda acilen desteğe ihtiyacımız var.

Sistem tam olarak nasıl işliyor. İhtiyacı olduğunu düşündüğümüz çocuklarımızın bilgilerini proje sayfasına mail olarak mı iletiyoruz?

İnsanların hikayelerini, eksiklerini anlatmaları için en iyi yol mail atmaları. Çünkü mailde detaylı olarak yazabiliyorlar. Benimde kayıt altına almam kolaylaşıyor. Evlerinde bilgisayarları veya mail adresleri olmasa da çevreden destek alabilirler. Bağış yapmak isteyenlerde mail atıp bilgi veriyorlar. Listemize kaydediyorum.Uygun bir başvuru çıktığında onları haberdar ediyorum.

Sayfayı incelediğimizde birçok çocuğumuzun daha şimdiden kıyafetlerine kavuşmuş olduğunu gördük. Peki, projeye katılmak için belli şartlar arıyor musunuz? Kıyafetleri kullanım durumu, ihtiyaç zamanı gibi?

Kimi kendi, kimi komşusu sayesinde bize ulaştı. Hikayeleri mail attılar, güvendiler. Bende sizlerle “özel bilgileri vermeyerek” paylaştım. Sistem “2. El” üzerine kurulu: Dolapta beklemesin, kardeşim giysin” diyoruz. Bana gelen bir şey olmadığından içeriğini bilemiyorum. Bazen yeni alışverişlerinde paketlere eklendiğini öğrendim ama. Kıyafet, ayakkabı, kırtasiye malzemesi, oyuncak, kitap, puset, yatak vs. aklınıza gelecek tüm bebek ve çocuk ürünlerini göndermeye çalışıyoruz. Tabi 2.el. Bazen annelerine de destek olduğumuz özel durumlar olabiliyor.

Gelen tepkiler nasıl, talepler beklediğiniz gibi mi?

1 Ağustos 2013 de açıldı. İlk “bekleyen kardeşlerimiz” yazımızı 17 Ağustos tarihinde yayınladım. 2 ay olmadı henüz. Şu anki ziyaret sayımız: 140.000’i geçti.

Öncelikle sistem sadece “2.el ürünler” üzerine kurulu. Para gibi konular yok. Şimdiden 2 okula yardım topladık/topluyoruz. Biri İzmir de biri Ağrı da. Müthiş gelişmeler bunlar.

Bana ulaşan herkes “o kadar uzun zamandır bunlar dolapta ki, birilerinin işine yarayacağı için çok mutluyuz” diyorlar.

Buradan tüm yeni annelerimize duyuralım bir kere daha; çocuklarının küçülen kıyafetleri olduğunda bunu başka kardeşler ile paylaşmak için ne yapmalılar?

Çevrenizde ihtiyacı olanları gözlemleyin. Kendilerine söylemenize gerek yok. Siz eksikleri görüyorsanız bana maille ulaşırsanız bir şekilde çözüm bulacağımıza inanıyorum.

Çevrelerinde paylaşacak birilerini bulamıyorlarsa www.kardesimgiysin.com’u “bekleyen kardeşlerimiz” menüsünü takip edebilirler. Annelik; dünyadaki en güzel aşk, meslek, hayat biçimi.

Adını ne koyarsanız. Ama en önemlisi “sağlık”. O nedenle hazırlıkta çok aşırıya kaçmamak ve “acaba gerçekten ihtiyacımız var mı” demek gerekir.

Cicili-bicili yüzlerce ürün var ama çoğu 1-2 kere kullanılıyor. Anın tadını çıkarmak gerek. En iyi hazırlık “anne kucağı”.

İlginize ve ayırdığınız zamana çok teşekkür ederiz. Sizin gibi çalışkan ve duyarlı bir anne blog yazarını tanımaktan memnuniyet duyduk.

Ben size teşekkür ederim.

Sevgili anneler;
Kampanyayı ve soran annemizin blog sayfasını aşağıda yer alan sosyal medya hesaplarından takip edebilirisiniz.
Sahipsiz kıyafetin kalmadığı, tüm çocukların kıyafetlerine bakarak mutlu olduğu rengarenk günler diliyoruz 🙂
http://www.kardesimgiysin.com
http://twitter.com/KardesimGiysin
http://www.sorananne.com http://www.facebook.com/Soranannecom
http://www.facebook.com/kardesim.giysincom


Benzer Makaleler