ERKEN DOĞUMUN ÖNEMLİ BİR NEDENİ: İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI
Erken doğum ya da preterm doğum, 37 gebelik haftasının tamamlanmasından önce bebeğin dünyaya gelmesidir. Doğum sancılarının başlaması ise erken doğum tehdidi olarak adlandırılır. Erken doğumlar, tüm doğumların % 9-10'unu oluşturur.
Erken doğuma neden olan birçok risk faktöründen biri de, kadınlarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonları ve vajinal enfeksiyonlardır. Enfeksiyon nedeniyle salgılanın bazı maddeler, erken doğuma neden olabilmektedir.
Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Op. Dr. Asena Ayar, erken doğumun sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Gebeliğin Son Dönemlerindeki İdrar Yolu Enfeksiyonlarına Dikkat!
Özellikle gebeliğin son dönemlerinde görülen idrar yolu enfeksiyonları ya da vajinal enfeksiyonlar salgıladıkları bazı maddeler ile erken doğuma neden olabilir. Yine bu tür enfeksiyonlar sonucu açığa çıkan bu maddeler amniyon zarının direncini düşürerek bu zarın vaktinden önce yırtılmasına yol açabilir. Zarların doğum eylemi başlamadan açılmasına "Erken Membran Rüptürü" adı verilir. Zarların açılması erken doğumların önemli bir nedenidir.
Erken Doğuma Neden Olan Diğer Risk Faktörleri:
Erken Doğumun Gerçekleşeceği Nasıl Anlaşılabilir?
Doğumun olabilmesi için rahimde kasılma olması ve bu kasılmaların rahim ağzını açacak kadar şiddetli ve sürekli olması gerekir. Ancak her kasılma ağrı olarak hissedilmeyebilir. Genelde belde ve kasıklarda adet sancısına benzer ağrılar hissedilebilir. Kişi bunu karnında bir sertleşme olarak algılar. Yine halk arasında Nişan adı verilen sümüğümsü bir tıkacın gelmesi ya da normalden fazla sulu bir akıntı olması erken doğum tehdidini düşündürür. İstirahat ile geçmeyen bu tür sancılar olduğunda vakit kaybetmeden hekim ile temasa geçmek son derece önemlidir. Bebek aşağıya doğru bastırıyor gibi bir his genelde erken doğum tehdidi altındaki pek çok kadında görülür.
Erken Doğum Belirtileri Görüldüğünde Ne Yapılmalıdır?
? Belirtiler başladığında ne yaptığınızı hatırlamaya çalışın.
? Yaptığınız işi bırakın ve 3-4 bardak sıvı alın.
? Bir saat sol yanınıza dönerek yatın.
? 1-2 saat içinde belirtilerde gerileme olmaz ise doktorunuza haber verin.
Erken Doğum Tanısı Nasıl Konur?
Tanı vajinal muayenede rahim açıklığının saptanması, suların geldiğinin tespit edilmesi ve NST'de rahim kasılmalarının görülmesi ile konur. Erken doğumdan şüphelenildiğinde ilk yapılacak iş vajinal muayene ile rahim ağzında bir açıklık olup olmadığının saptanmasıdır. Aynı esnada zarların yırtılıp yırtılmadığı da kontrol edilmelidir.
Daha sonra ultrasonografi ile bebeğin durumu değerlendirilir. Eğer rahim açıklığı 3 santim ya da daha fazla ise erken doğumu 24-48 saatten daha fazla geciktirmek çoğu zaman mümkün olmamaktadır.
Tedavi Yöntemleri
Tanı konduktan sonra tedavi tıbbi olarak yapılır. Çok şiddetli durumlarda hastaneye yatırılarak damardan verilen ilaçlar yardımı ile kasılmalar durdurulmaya çalışılır. Bu sağlandığı taktirde daha sonra ağızdan alınan ya da fitil şeklinde kullanılan ilaçlar ile idame sağlanmaya çalışılır. Bu tedaviye "Tokolitik tedavi" adı verilir. Kasılmalar çok şiddetli değilse ve açıklık 3 santimetreden daha az ise ağızdan kullanılan ilaçlar denenebilir. Gebeliğin devam etmesinin anne ya da bebeğin hayatını tehlikeye atacağının düşünüldüğü durumlarda tokoliz uygulanmaz.
Bu arada eğer saptanabiliyorsa doğum eylemini başlatan sebepler usulünce tedavi edilir. Tokoliz masum bir tedavi değildir. Anne adayı açısından ciddi yan etkileri olabilir. Kullanılan her grup ilaç farklı yan etkilere sahiptir bu nedenle erken doğum tehdidi tanısının dikkatli konulması önemlidir.
eğer bebek gelişimini büyük ölçüde tamamlamış ise 37 haftadan küçük de olsa eylemin normal seyrine bırakılması önerilebilir.