Çocuğunuz ağlıyor, çığlık atıyor ve etrafı yumrukluyor? Siz ne yapacağınızı şaşırmış bir halde ona bakıyorsunuz? Evet çocuğunuz tam bir öfke nöbeti geçiriyor. Aklınıza iki seçenek geliyor; ya siz de bağırıp onun sesini bastıracaksınız ya da ona ılımlı bir şekilde yaklaşıp ne olduğunu anlamaya çalışacaksınız? Peki bu durumda gerçekten ne yapmanız gerekiyor? Memorial Şişli Hastanesi; Pedagoji Uzmanı Dr. Melda Alantar, çocuklarda görülen öfke nöbetleri ve anne babaların bu durumlarda yapmaları gerekenler hakkında bilgi verdi.
Öfke nöbetleri büyümenin bir parçasıdır
Öfke nöbetleri genellikle 1 yaş civarında başlar ve sıklıkla 4 yaş dolduğunda sona erer.
Ağlama, somurtma, çığlık atma ile kendini gösteren bu tür davranışlar genellikle bu yaş aralığındaki çocukların yarısında görülür.
Öfke nöbeti geçirmek olağan olmasına karşın, başa çıkılması zor bir durum olduğundan veli ve öğretmen için üzücü olabilir. Genelde çocuklar; karşı koyarak, itiraz ederek, ağlayıp, vurup, ısırarak tepkilerini ortaya koyarlar. Ancak bazen bu tepkiler, nefesini tutma, ısırma, tekmeleme gibi daha saldırgan davranışlar olarak kendini gösterebilir. Öfke patlamalarının sıklıkla görüldüğü bu dönemi bazı uzmanlar "korkunç ikili yaşlar", bazıları da ergenlikte görülen bağımsızlık mücadelesine benzeterek "ilk ergenlik" olarak tanımlarlar.
Tartışma sorunu daha da büyütür
İki yaş çocuğu benmerkezcidir, olayları diğer kişilerin bakış açılarından göremez. Çevreyi araştırmak için bağımsızlık ister. Amacına ulaşamadığı zaman öfkesini ağlayarak, bağırıp ısırarak ifade eder. Çocuğun bağımsızlık ihtiyacı, yetişkinin güvenliği sağlama eğilimiyle çakışınca güç savaşı ortaya çıkar. Çoğu kez çocuklar istediklerini elde ettiklerinde öfke nöbetlerini durdururlar. Yetişkinler için en güç yan, nöbet sergileyen çocuklarla anlaşmanın mümkün olmaması, tartışmanın sorunu büyütmesidir.
3. ve 4. yaşlarda öfke nöbetleri azalır
Üç yaşına doğru çocuklarda dürtüsel davranışlar azalmaya başlar. Gereksinimlerini konuşarak ifade ederler. Bu dönemde öfke nöbetleri azalır. Ancak bazı çocuklar öfkeleriyle yetişkinleri dize getirmeyi öğrendikleri için, istediklerini elde etmek için benzer davranışları sergilemeye devam ederler. Dört yaş civarında pek çok çocuğun motor ve fiziksel becerileri yetişkinlere bağlı kalmadan ihtiyaçlarını giderecek şekilde gelişir. Bu dönemde çocuğun dil gelişimi öfkesini ifade edecek ve sorun çözme tekniklerini kullanabilecek şekilde gelişmiştir.
Çocuğunuzun davranışlarına yön vermek için stratejik davranın
? Çocuklar ısırılarak sevilmemelidir. Bu durumda çocuklar ısırmayı sevgiyi ifade etme yolu olarak algılarlar. Aile üyelerini, yakın çevrelerindeki kişileri ve arkadaşlarını ısırarak duygularını belirtirler.
? Çocukların olumsuz davranışlarla ilgi çekmelerine engel olmak için, olumlu davranışlarının ödüllendirilmesi gerekir. Öfkelenme eğilimi gösteren çocuğun, doğru davranışı gözlemlendiğinde ifade edilmelidir, örneğin "Arkadaşınla oyuncağını paylaşman ne güzel" gibi.
? Çocuklara yapmak zorunda oldukları şeyler sorulmamalıdır, örneğin "Yemek yemek ister misin?" yerine "Haydi yemek vakti" demek daha uygundur.
? Çocuklara seçenekler sunarak önemli olmayan noktalar üzerinde denetim kurmaları sağlanabilir. Böylelikle yaşanabilecek güç mücadeleleri önlenebilir. "Önce dişlerini mi fırçalamak istiyorsun yoksa geceliğini mi giymek istersin? "gibi.
? Çocuklara zarar verecek nesneler göz önünden kaldırılmalıdır. Örneğin sanat etkinliğinde çocuk tarafından güvenilir şekilde kullanılmayan makaslar ortadan kaldırılmalıdır.
Çocuğunuzun olumsuz davranış sergilemesini istemiyorsanız;
Sakin olun- Öncelikle yetişkin sakin davranmalı ve çocukla tartışmaya girmeyip onu anlamaya çalışmalıdır. Anne-baba olaylar kontrolden çıkmadan duruma müdahale etmelidirler.
"Hayır" deyip açıklama yapın-Okul öncesi dönem çocuğuna ise "Isırdığın zaman canım acıyor" diyerek açıklama yapmak ve davranışa engel olmak doğru bir yaklaşımdır.
Tüm ailenin tepkisi aynı olmalı- Annenin "Hayır!" diyerek kınadığı bir davranışa babanın onay göstermesi çocuğu şaşırtır. Doğru davranışı öğrenmesine engel olur.
Onunla anlaşma yapın-Çocuğun olumsuz davranış sergilemesini engellemenin bir diğer yolu onunla anlaşma yapmaktır. Örneğin "Arkadaşlarını ısırmazsan seni oyun parkına götüreceğim. Ama onları ısırırsan eve döneceğiz". Anlaşma tekniğinin başarıya ulaşması için çocuk ve yetişkinin anlaşma şartlarına uymaları önemlidir.
Geri adım atmayın-Anne-babanın öfke patlamaları karşısında geri adım atarak çocuğun isteklerine boyun eğmesi olumsuz davranışların görülme sıklığını ve süresini artırır.
Çocuğunuza uygun formüller düşünün- Yetişkinlerin "Beni ısıramazsın ama oyuncağını ya da elmayı ısırabilirsin" diyerek seçenek sunmaları uygundur. Böylelikle çocuk öfkeyi kabul görecek şekilde ifade etmeyi öğrenir.
Onu sevdiğinizi belirtip davranışınızı onaylamadığınızı söyleyin- Anne-baba ağlayan çocuğu kucaklayarak onu sevdiklerini ancak davranışını değiştirmesi gerektiğini belirtmelidir.
Sakinleştikten sonra çocuğunuzla konuşun, sorunu çözebilmesi için ona yardım edin- Çocuğa yaşıtları ya da kardeşleriyle olumlu iletişim kurma yolları, duygularını sözcüklerle ifade etme ve vurup bağırmadan diğerlerinin duygularını fark etme becerileri kazandırılmalıdır.
Gerekirse uzman yardımı almaktan çekinmeyin-Anne-babalar kendine ve çevresindeki kişilere ısırarak, vurarak zarar veren çocukları karşısında çaresizlik ve umutsuzluğa kapılmaktan kaçınmalıdırlar. Gerekli durumlarda uzman desteği almak tüm aileyi rahatlatabilir.