BU MAKALEDE:

Bu anın ne kadar çok hayalini kurduğunuzu bilemeyiz, ancak artık 40. hafta itibariye doğuma sadece günler, hatta belki de saatler uzaklıktasınız. Sağlıklı bir doğum ile dünyaya gelmek ve dünyaya geldikten sonra anne karnı dışında hayata tutunabilmek için gerekli olan bütün sistemlerini bebeğiniz çoktan tamamladı ve çalışır hale getirdi. Artık sizin hem mental olarak hem de fiziksel olarak doğuma hazır olmanızdan sonra doğum gerçekleşecek.

40 hafta süren bu uzun ve yorucu yolculuk boyunca gösterdiğiniz emeğin ve çabanın yeryüzünde bir karşılığı yok belki. Ancak bu süre zarfında bebeğiniz de var gücüyle çalıştı. Yaklaşık olarak 6. aydan itibaren çektiğiniz ağrılara sebep oldu, fakat o zamanlar yaklaşık 600 gram civarındayken şu an ortalalama 3.5 kilogram ağırlığında. Bunu yaparken de boy olarak uzamayı ihmal etmedi ve şu an yaklaşık olarak 50 cm uzunluğunda.

Son olarak bebeğiniz anne karnından ayrılmadan önce son ana kadar onun iyiliği için çalışmaya devam ediyorsunuz. Plasenta, bebeğin doğumdan sonraki ilk 6 ayında, dışarıdan gelecek olan mikroplara karşı savaşabilmesi için antikor üretmeye devam ediyor. Fakat nasıl bu güne kadar 40 hafta boyunca çocuğunuzu mikroplardan koruduysanız, doğumdan sonra da bunun devamını sağlayabilmeniz için yapmanız gereken şey özellikle ilk 6 ay boyunca çocuğunuzu anne sütü ile beslemek olacak. Anne sütü sayesinde, anne vücudunda oluşan antikorlar, bebeğin mikroplarla savaşabilmesi için her emzirmede onun vücuduna geçiyor. Böylelikle anne sütü, bebeğin her ihtiyacına çok kısa sürede cevap verdiği gibi, bir de bebeğin sağlığının korunmasında çok önemli bir rol üstleniyor.

Hamileliğin 40. Haftasında Bebeğiniz Ne Durumda?

Bebeğiniz bu hafta içerisinde gelişim adına yapılması gereken bütün işlerini neredeyse bitirmiş olduğu için, atmosferden alacağı ilk nefesin provasını yapıyor olacak. Dünyaya gelirken yapacağı dramatik girişle birlikte, artık siz de uzun zamandır kafanızda kurduğunuz ‘acaba kız mı yoksa o gördüğümüz göbek bağı mıydı ya da erkek mi yoksa bi yanlışlık mı oldu’ sorularına cevap bulacaksınız. Onun dünyaya olan yolculuğundan kalan birkaç izi, doğum esnasında ve sonrasında bir süre görmek mümkün. 40 hafta sonunda dünyaya gelirken üzerinde amniyonik sıvı, verniks, kan ve anne karnındaki tüy tabakası olan lanugodan izler görmeniz olası.

2-40

İlk elinize aldığınız anda bebeğinizi hala biraz kıvrılmış bir pozisyonda yatıyor olarak görme ihtimaliniz çok yüksek. Anne karnında geçirdiği 40 hafta sonucunda kollarının ve bacaklarının da bu şekle uyum sağladığını göreceksiniz. Ayrıca bu uzun sürenin verdiği alışkanlık dışında, bildiği tek yatma şekli de bu ve o bu halde çok rahat. Doğumdan bir süre sonra da bebeğinizi zaman zaman cenin pozisyonunda yatarken görmeniz mümkün, çünkü bu şekilde yatmak ona anne rahimini hatırlatıyor.
Kucağınıza aldığınızda kıvrılmış yatarken gözleri henüz ya kapalı ya da yalnızca 2.5 cm gibi kısa bir mesafeyi görecek durumda. Ancak sizi gayet iyi duyabilir, hatta son haftalarda eğer onunla bol bol konuşmuşsanız, duyduğu konuşmalardan annesini ve babasını hatırlayabilir.
Ancak 40. haftayı bitirmiş, yani doğum için beklenen süre olan 9 ay 10 günü geride bırakmışsanız bu günden sonra doktorlar, hemşireler ve ebeler tarafından düzenli olarak kontrol edileceksiniz. Sağlıklı bir doğum gerçekleştirebilmeniz için bebeğinizin plasenta ile olan konumunun kontrol edilmesi, hareketlerinin izlenmesi ve kalp atışlarının gözlem altında olması gerekebilir.

Hamileliğin 40. Haftasında Vücudunuz Nasıl Değişiyor?

Vücudunuz hamilelik sürenizin yeterli olduğunu ve doğum yapması gerektiğini nasıl anlar? Doğum için beklenen günü siz ve doktorunuz takvimlerin üzerine işaretlemiş olabilirsiniz, ancak bu işaretlediğiniz gün hakkında anneliğin doğasının ne düşündüğü de önemli. Bu durumu sayılarla açıklayacak olursak, tüm doğumların yaklaşık olarak %30’u 40 haftadan daha uzun sürmekte. Ancak korkulacak bir şey yok, günümüzde doktorlar hamileliğin 42 haftadan daha uzun sürmesine müsade etmeyip, anne ve bebeği bir an önce kavuşturuyorlar.

3-40

Normal bir doğum gerçekleşmeden önce olan ve doğum zamanının geldiğinin en büyük habercisi, hamile kadının suyunun gelmesidir. Bir başka deyişle son 9 aydır bebeğin etrafını çevreleyen amniyonik kesenin yırtılmasıdır. Filmlerde bütün hamile kadınların, gerçek hayatta ise %15’inden azının doğum sancılarından ve kasılmalarından önce amniyotik zarı bozulur. Eğer böyle bir durum söz konusuysa doğumun gerçekleşmesi için henüz daha 24 saat var demektir. Doktorunuz size kasılma sıklığı ve süresine göre doğumun yaklaşık olarak ne zaman başlayacağını söylecektir.

Peki yaşadığınız akıtının amniyonik sıvı olup olmadığını nasıl ayırt etmeniz gerekir? Amniyonik sıvı, genellikle kokusuz ve renksizdir. Eğer amonyak kokusuna yakın kokuda ve sarımsı bir sıvıyla karşı karşıyaysanız idrar sızıntısı yaşıyor olabilmeniz mümkün. Buna ek olarak yaşadığınız akıntıyı pelvik kaslarınızı çalıştırarak durdurmayı deneyin (Kegel egzersizi). Eğer akıntıyı durdurabiliyorsanız bu idrardır, ancak akıntı hala akmaya devam ediyorsa bu amniyonik sıvıdır. Bu durumla eğer hastane dışında karşılaşırsanız, hemen doktorunuza haber verin.

Aktivite: Pelvik boyutu hakkında bilgi edinin

04-40Birçok hamile kadın ve henüz hiç hamile olmamış kadınlar bebeğini kendi başına doğurmaya yeterli olmadıklarını düşünüp korku ve endişeye kapılabilir. Hamilelik uzaktan bakıldığında kocaman bir karpuzun anne karnına sıkışması, doğum ise onun oradan çıkma serüveni gibi görülebilir. Ancak vücudunuz, bebeğiniz ve hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için çalışan doktorlarınız ne yaptığını gayet iyi biliyor. Her şeyden önce eğer siz ince kemikli bir yapıya sahipseniz, çocuğunuz da size benziyor herhangi bir sumo güreşçisine değil. Tabii ki bu durum hamilelik süresince ortalama bir sumo güreşçisinden fazla yemek yememişseniz geçerli. Sizin vajinanız da ne yapacağını biliyor. Doğum süresince genişleyip, doğum sonrasında tekrar eski haline dönmek için hazır. Ve doğum yaparken asıl olan şey, sizin ne kadar zayıf ya da şişman olduğunuz değil. Bebeğiniz sizin leğen kemiğinizin arasından geçip gidecek. Bu mesafenin ne olduğu asıl önem taşıyan şey.

HAMİLELİKTE VE DOĞUM SONRASINDA SAĞLIKLI BESLENME

Hamilelik süresi boyunca sağlıklı beslenmeye azami şekilde özen gösteren anne adayları, son haftalarda ve doğum sonrasında da yediklerine muhakkak özen göstermelidir. Doğum, çok miktarda enerji tükettiğiniz yorucu bir olaydır. Yeni doğum yapmış annelerin lohusa döneminde kendilerini toparlamaları önemlidir. Anneler, kendi vücutlarına giren her şeyin anne sütü aracılığıyla bebeklerine de geçeceklerini unutmamalıdır.
Yeşil sebzeler sağlık deposu: Yeşillikler, özellikle de ıspanak çok önemli bir demir kaynağıdır. Hem içerdiği mineraller hem de vitaminler açısından bakıldığında doğum öncesi ve sonrasında hamilelerin perhizinden yeşil sebzeler asla eksik edilmemelidir.

Kuru yemişler ve kuru meyveler: Anne adaylarının hem sağlıklı olması hem de doğum sonrasında anne sütünün artması için hamileler ve yeni doğum yapmış kadınlar düzenli olarak kuru yemiş ve kuru meyve tüketmelidir.

Bunca yorgunluğun olduğu zamanda sıvı kaybetmeyin: Günlük düzenli olarak en az 8 bardak su içilmesi, hamileliğin ilk günlerinden itibaren anne adayları için zorunludur. Doğum sonrasında da annelerin devamlı olarak bebeklerini emzirdiği düşünülürse, su kaybına mahal vermemeleri gerekmektedir.


Benzer Makaleler