BU MAKALEDE:

Bebeklerin sadece %5’i gerçek doğum vakitlerinde doğmaktadır ve 35. hafta içerisinde yaşadığınız her ağrı ya da seğirme, yaklaşan doğumun sinyali olarak merak konusu olabilmektedir. Eğer bebeğiniz tam da bu 35. hafta içerisinde doğarsa, ortalama bir prematüre bebek olarak dikkate alınacaktır. Böyle bir durumda bebeğiniz, biraz daha fazla bakıma gereksinim duyar. Doğuma sadece birkaç haftanın kalmış olduğu bu dönemde, hastane çantasının hazırlanması iyi bir fikir olacaktır. Ayrıca, önemli telefon numaralarını, ulaşılabilecek uygun yerlere not etmek de iyi bir fikirdir.

35. hafta içinde bebeğiniz henüz doğum için uygun pozisyonda, yani baş aşağı pozisyonda değildir ve kendisi, biraz da sizin yardımınızla uygun pozisyona ulaşabilmektedir.

Hamileliğinizin 35. Haftasında Bebeğiniz Ne Durumda?

Bebeğinizin giderek uzayan boyu artık 46 cm civarındadır ve kilosu ise yaklaşık olarak 2.5 kilogram’dır. Doğuma kadar devamlı olarak, yağ da dahil olmak üzere kilo depolamaktadır. Bu demek oluyor ki bebeğiniz sıska olmaktan ziyade, tombul bir halde doğuma hazırlanmaktadır.
Gebeliğinizin bu döneminde, bebeğinizde akıllara durgunluk veren hızda değişim gerçekleşmektedir. Beyin gelişimi oldukça kuvvetli olan bebeğinizin kafatası ise hala yumuşak yapısını sürdürmektedir. Kafatasının yumuşak yapıda olmasının faydası ise, bebeğinizin doğum esnasında, doğum kanalından daha kolay bir şekilde geçmesini sağlamasıdır. Bu aşamada bebeğiniz, bir yeni doğana daha çok benzemektedir ve vücudunun %15’i yağ ile depolanmıştır. Fakat bu yağ oranı, birkaç hafta sonrasında doğum gerçekleştiğinde %30’a yükselecektir.

2-35

Böbrekleri tamamıyla gelişmiş olan bebeğinizin karaciğeri de bazı atık ürünleri işleyebilecek şekilde gelişim göstermiş durumdadır. Basit fiziksel gelişimlerin birçoğunu tamamlayan bebeğiniz, artık sadece doğuma kadar kilo almakla meşguldür.

Hamileliğinizin 35. Haftasında Vücudunuz Nasıl Değişiyor?

Gebeliğin bu haftasında, rahminiz tamamen pelvis içerisine sıkışmış halde ve kaburga kafesinin alt kısmına ulaşmıştır. Eğer, rahmin iç kısmını görebilmek mümkün olsaydı, bebeğinizin amniyotik sıvıdan daha fazla yer kapladığını fark ederdiniz. Rahminiz giderek balon gibi şiştiği için, diğer iç organlarınızı sıkıştırmaya başladı. Bundan dolayı da, normalden daha fazla tuvalete çıkma ihtiyacı hissetmeniz olasıdır. Mide ekşimesi ve diğer mide-bağırsak sıkıntıları da gebeliğin bu haftası içinde kendini gösterir. Eğer bu gibi sıkıntıların hiçbirini yaşamıyorsanız şanslısınız demektir.

3-35

35. haftaya girilmesi ile birlikte doktor ya da ebe kontrolleri her hafta tekrarlanacak şekilde düzenlenmektedir. Bazen, 35 ile 37. hafta arasında vajinal ve rektum kültür testleri ile grup B Streptokok (GBS) Enfeksiyonu adı verilen bakterinin var olup olmadığı kontrol edilmektedir. GBS yetişkinler için genellikle zararsızdır, fakat doğum esnasında bebeğe geçerse, pnömoni, menenjit ya da kan enfeksiyonu gibi ciddi komplikasyonlar meydana gelebilmektedir. Hamile kadınların %10 ila % 30’unda bulunan bu bakteri genellikle fark edilmemektedir ve bakteri taraması yaptırılması hayati önem taşımaktadır. Eğer GBS taşıyıcısıysanız, doğum esnasında antibiyotik alınması halinde, bebeğinizin enfeksiyon riskini düşürmek büyük oranda mümkündür.

Bu dönem, doğum planı yapılması bakımından da iyi bir zaman dilimidir. Ağrı yönetimi teknikleri ve anksiyete ile baş etme yöntemleri gibi birtakım durumlar için, doktorunuz ile iletişim halinde olabilirsiniz.

Hamileliğinizin 35. Haftasında Yaşanabilecek Semptomlar

Hamilelik süreci boyunca, yaşanan semptomların başında, sık idrara çıkma problemi gelir. İlk trimester döneminde yaşanan bu problem, 35. haftada yeniden yaşanabilir. Gebeliğin ilk dönemlerinde hormonal değişimlere bağlı olarak yaşanan sık idrara çıkma ihtiyacının, 35. hafta içinde ortaya çıkma nedeni ise, bebeğin baş bölümünün konumudur. Çünkü şu anda bebeğiniz, doğum için hazırlanma aşamasındadır ve bundan dolayı da idrar kesesine baskı yapmaktadır. Hatta bu duruma bağlı olarak, öksürünce, hapşırınca ya da kahkaha atınca, idrar kontrolünün sağlanmasında zorluklar yaşanabilir.

Gebelik sürecinizin bu haftasında, ara sıra kendini hissettiren baş ağrıları yaşamanız söz konusu olabilir. Baş ağrılarını hafifletmek adına, doktorun onay verdiği ve bebeğe zararı dokunmayan ağrı kesici ilaçları kullanabilirsiniz.

Hamileliğin diğer süreçlerinde olduğu gibi, bu dönemde de gözlenen varisler, bir miktar ağrı yaşanmasına da neden olmaktadır. Hemoroid ise, gebeliğin 35. haftasında ortaya çıkabilen bir diğer semptomdur. Genital ve anal temizlik sırasında, ılık su ile yıkamak ve tuvalet kağıdı ile de kurulamak, hemoroidin kötüye gitmesini önleyebilir.

Zaten tüm gebelik süreci boyunca yaşanan diş eti kanamaları, bu dönem içinde diş etlerinin daha da hassas hale gelmesinden dolayı devam etmektedir. Diş etlerini güçlendirmek adına, bol miktarda C vitamini almak faydalı olacaktır.

Cilt kaşıntıları ve döküntüleri, özellikle de karın bölgesinde kendini göstermektedir ve iyi huylu olmakla beraber, bebeğe de herhangi bir zararı yoktur.

Vücudunuzun dengeyi sağlamak konusunda zorlandığı bu hafta içinde, kendinizi her zamankinden daha fazla hantal ve miskin hissedebilirsiniz.
Doğum tarihi yaklaştıkça, kendinizi daha dalgın bir ruh hali içinde bulabilirsiniz. Beyin hücrelerinizin hacmi giderek daralır ve uykusuzluk nöbetleri yaşayabilirsiniz.

Vücudunuz doğum anı için hazır hale geldikçe, bazı kasılmalar yaşıyor olabilirsiniz. Braxton Hicks kasılmaları adı verilen bu kasılmaları ilk defa anne olacak kadınlar fark etmeyebilmektedir.

Aktivite: Doğum sonrası için yiyecek hazırlayın

04-35Normalden daha fazla miktarda yemek pişirmeniz gerebilir. Siz ve eşiniz, doğumdan sonra bebek ile birlikte eve gelindiğinde, akşam yemeği hazırlamak için aşırı yorgun hissedebilirsiniz. Bundan dolayı da, doğuma çok az zamanın kaldığı bu dönemlerde, yiyecek stoğu yapmak, faydalı bir tedbir olacaktır.


Benzer Makaleler