BU MAKALEDE:

Hamileliğinizin 26. haftasına geldiğinizde, bebeğiniz artık küçük akciğerlerini kullanarak doğacağı gün için egzersiz yapmaya başlar. Amniyon sıvısı içerisinde az miktarda nefes alıp vermesi, akciğerlerin gelişmesine yardımcı olur. Böylece alveoller bir araya gelerek akciğer dokusunu güçlendirir.

26. haftanın en heyecan verici tarafı, bebeğinizin gözlerini açıp kapatmaya başlamasıdır. Bu günlerde anne karnında gittikçe hareketlenmeye devam eden bebeğinizin uyku düzeni, genellikle sizin uyuduğunuz saatlerle uyumlu bir şekilde ilerler.

Hamileliğinizin 26. Haftasında Bebeğiniz Ne Durumda?

26. haftada bebeğinizin boyu ortalama 35,5 cm, ağırlığı ise yaklaşık 1 kg’ye ulaşır. 18. haftadan beri duyu sistemi (koklea ve periferik duyusal uç organları) gelişmeye başlayan bebeğinizin kulakları 26. haftada tamamen şekillenir. Kulaklardaki sinir bağlantıları önceki haftalara göre çok daha fazla hassaslaşır. 26. haftadan sonraki süreçte bebeğiniz sese karşı daha duyarlı hale gelir. Bunun anlamı, bebeğinizin artık konuştuklarınızı duyabilecek olmasıdır. 26. haftadan sonraki yaklaşık 1 ay içinde bebeğinizin ani seslere karşı nasıl tepki verdiğini hissedeceksiniz. Bu sesler uterustan kolayca geçerek kulak gelişimini destekler.

2-26

Genetik mirasın hiçbir önemi olmadan, bütün bebeklerin anne karnındayken mavi gözleri olduğunu biliyor muydunuz? Gebeliğin 26. haftasıyla birlikte bebeğinizin gözleri neredeyse gelişimini tamamlar. Ancak doğum öncesi ve sonrası önemli bir farkla: Çünkü bebeğin göz rengi doğduktan birkaç ay sonra nihai rengini alır.

Eğer erkek bir bebek bekliyorsanız, 26. haftada bebeğinizin testisleri skrotum içine inmeye başlar. Testis bezlerine doğru yapılan bu yolculuk yaklaşık 2-3 ay kadar sürecektir.

Hamileliğinizin 26. Haftasında Vücudunuz Nasıl Değişiyor?

Hamileliğinizin 26. haftasına kadar yaklaşık 7 kg almanız öngörülür. Gebelik öncesi ağırlığınıza bağlı olarak bu rakam muhtemelen artacaktır. Bu kadar kilo almak kulağa hoş gelmese de, bunun bebeğin sağlıklı gelişimi için bir ihtiyaç olduğunu unutmayın.

Özellikle ilk 3 ayın sonunda düşen kan basıncı 22-24. haftalarda tekrar düşme eğiliminde olsa da, gebeliğin 26. haftasında kan basıncı bir miktar artabilir. Çoğunlukla hamileliğin 37. haftasında gözlemlenen preeklampsi (yüksek tansiyon semptomuyla görülen ciddi bir sağlık sorunu), daha erken dönemde de ortaya çıkabilir. Bu nedenle kan basıncındaki değişikliklere dikkat edilmelidir.

Yüksek kan basıncıyla birlikte gebeliğin 26. haftasında dikkatle gözlenmesi gereken bir başka durum vücuttaki ödemdir. Eğer yüz ve göz çevresinde, el ve ayaklarda normalden fazla şişlik görüyorsanız; ya da çok hızlı kilo alıyorsanız (haftada 2-3 kg), bu durumu doktorunuza bildirmenizde fayda var. Bu semptomların yanı sıra daha şiddetli preeklampsi durumunda vücudunuzda başka değişiklikler de görülebilir. Bunlar; sürekli baş ağrısı, görme yetisinde bozulma (çift görme, bulanık, nokta veya ışık yanıp sönmesi, ışığa karşı hassasiyet, geçici görme kaybı), üst karın bölgesinde yoğun bir ağrı ya da kusma şikayetleridir. Vücudunuzda bu semptomlardan herhangi birini görüyorsanız mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.

3-26

Hamileliğin 26. haftasında bel ve sırt bölgesinde ağrı hissediyorsanız, bunun muhtemel iki nedeni vardır. Birincisi; büyümekte olan uterusun vücudunuzun ağırlık merkezini değiştirerek karın kaslarınızı zayıflatması, ikincisi ise hormon seviyelerindeki değişimin büyüyen uterusla birlikte eklem ve bağ dokuyu gevşetmesidir. Buna ek olarak artan vücut ağırlığınız, bebeğinizi taşırken kaslarınızın daha fazla çalışmasına ve dolayısıyla eklemler üzerinde strese neden olur. Bu sebeple kendinizi gün sonunda daha yorgun hissedebilirsiniz. Uzun süre oturacak ya da uzanacaksanız, sırtınıza yastıkla destek vermeniz ağrıyı azaltacaktır.
26. haftadan sonra daha sık yaşanan bu ağrıları hafifletmek için sıcak bir banyo yapabilir ya da sıcak kompres uygulayabilirsiniz (Bazı kadınlar soğuk kompresin daha rahatlatıcı olduğunu söylerler). Bunun yanı sıra vücudunuzu gün boyunca daha doğru pozisyonlarda tutmayı deneyebilirsiniz. Bükme ya da dönme gibi hareketler gerektiren aktivitelerden uzak durmalı, otururken ya da ayakta dururken yorulduğunuzda sık sık mola verip dinlenmelisiniz. Geceleri yan pozisyonda yatıp bacaklarınızın arasına ve belinizin arkasına yastık koymak huzurlu bir şekilde uyumanıza yardımcı olur.

Doğum Planı

04-26Hamileliğin 26. haftasından itibaren artık nasıl doğum yapmak istediğinizi düşünebilirsiniz. Bu konuda karar vermek için sağlık durumunuzu ve gebeliğin seyrini de göz önünde bulundurarak doktorunuzla birlikte bir doğum planı yapın.

Bazı anneler mümkün olduğunca acı hissetmeden normal doğum yapmayı tercih ederken, bazı anneler de genel anestezi konusunda hemfikirler. Ancak son zamanlarda hiçbir ağrı kesici almadan normal doğum yapmanın ne kadar sağlıklı ve tarif edilemez bir his olduğu söylenmektedir.

Plan yaparken, doğum sancısının öngörülemeyen bir durum olduğunu ve gerekli hallerde planda esneklik yapılabileceğini aklınızdan çıkarmayın. ‘Plana bağlı kalınamayacaksa doğum planı yapmak neden gerekli?’ diye düşünebilirsiniz. Ancak doğum sancısı durumunda seçeneklerinizle ilgili bilgi sahibi olmak, panik halinde doğum deneyiminin en güzel anlarını kaçırmanızı engeller.

Doğum planı yaparken, partneriniz de sizinle birlikte doğuma girmek istiyorsa bunu doktorunuzla paylaşıp gerekli izni alabilirsiniz.

Aktivite: Bebeğiniz hakkında bazı önemli konuları açıklığa kavuşturun
Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra ebeveynler olarak alınması gereken önemli kararlarla karşı karşıya kalacaksınız. Bunları hamileliğin 26. haftasından itibaren düşünmeye başlayıp partnerinizle konuşabilirsiniz. Örneğin; bebeğinizin sünnet edilmesi, doğumdan sonra partnerlerin evde ne kadar süre bebekle ilgilenebileceği, aşı takvimi gibi konuları gündeme getirebilirsiniz. Eşler aynı fikirdeyse bile en doğrusu, yanlış anlaşılmalara fırsat vermeden açıkça düşüncelerinizi ifade etmektir.


Benzer Makaleler