BU MAKALEDE:

Hamilelikte 25. haftaya ulaşmak aynı zamanda hamileliğin son 3 ayı olan üçüncü trimester döneminin başlangıcına ulaşmak anlamına geliyor. Bebeğiniz henüz yaklaşık olarak 600 gram ağırlığında ve boyutları itibariyle ufak bir kavun kadar. Onun için henüz değişmeyen şeylerden birisi içeride rahatça dönebileceği alana sahip, ancak bundan sonra bir fark olacak. Bebeğiniz artık iç kulak içinde gelişen denge duyusuna sahip. Yani karnınızın içinde keyifle dönerken, artık hangi yönün aşağısı hangisinin yukarısı olduğunu biliyor.

Sizin için değişebilecek şeylerden birisi ise, bu haftalardan sonra uyku sorunları yaşamaya başlayabilirsiniz. Kimileri bu durum için, doğum sonrası yaşanacak olan uykusuz gecelere vücudun kendisini hazırlama yöntemi diyor olsa da, bu yorum sizin dinlenememe sorununuza bir çözüm olmuyor. Olan duruma bir kulp bulmak yerine farklı teknikler deneyerek daha kaliteli uykuya ulaşmaya çalışmak sizin için en iyisi olacaktır. Bu yöntemlerden birisi günün erken saatlerinde bol su içip yatış saatinize doğru içtiğiniz su miktarını azaltmaktır. Böylelikle hem gün içerisinde almanız gereken su miktarını karşılamış, hem de gece yarısı uykunuzdan uyanıp tuvalete gitmek zorunda kalmamış olursunuz. Çünkü bu haftalardan itibaren artık bebeğiniz sizin üriner sisteminizi efektif bir şekilde kullanmaya başlıyor. Bu da sizin, gün içerisinde hatta geceleri de sıklıkla tuvalete gitme ihtiyacı hissetmeniz anlamına geliyor.

Hamileliğin 25. Haftasında Bebeğiniz Ne Durumda?

Bebeğiniz, gelişimi doğuma kadar devam edecek olan akciğerlerinin içerisinde kılcal damarlarını geliştirmeye başladı. Akciğerlerinin tamamen gelişmesine daha uzun zaman var belki, ama alacağı ilk nefes için önemli bir adımı daha geride bırakmış durumda.

Bu haftalarla birlikte bebeğinizin kırışık sayılabilecek cildi artık gitgide düzgün ve yeni doğan bebeklerinkine benzer bir hal almaya başlıyor. Duyularının birçoğu artık daha gelişmiş ve özelleşmiş durumda. Sinir gelişimi hala devam etmekte, hatta bebeğinizin artık elleri, parmakları şekil almış durumda. Bebeğiniz bu gelişen el sinirleri ile elini yumruk şekline getirebilecek beceriye sahip. Çevresini tanımak ve hissetmek için artık ellerini kullanıyor.

2-25

Çevresini tanımaktan arta kalan zamanında, bebeğiniz parmaklarını emmek için kullanıyor. Bu manzarayla, doktor randevularınızdan birinde ultrason esnasında karşılaşırsanız şaşırmayın. Hazır doktorunuza gitmişken, bebeğinizin kalp atışlarını duymak ister misiniz? Bu haftalarda bir steteskop yardımıyla bebeğinizin kalp atışlarını dinleyebilmeniz mümkün.

Siz bebeğinizin sıcaklığını plasenta yardımı ile kontrol ediyor olsanız da, bebeğiniz bu haftalarda yağ depolamaya ve de tüy geliştirmeye devam ediyor. 15. hafta ile başlayan tüy geliştirme durumu bu haftalarda da devam etmekte.

Hamileliğin 25. Haftasında Vücudunuz Nasıl Değişiyor?

Hamileliğinizin 6. ayının bitmesi ile maalesef tüy sayısı artan yalnızca bebeğiniz olmayacak. Bu süreçle birlikte anne adayında da benzer bir durum söz konusu olabilir. Hamilelikte başınıza gelen birçok şey gibi bunun da sorumlusu hormonlarınız.

Hormonlardan söz etmişken, bu dönemde sindirim sisteminizin hızlanmasını sağlayan hormonları vücudunuz artık daha az üretecek. Bunun yanı sıra bebeğiniz nasıl sizin üriner sisteminizi kullanıyorsa, diğer boşaltım atıkları için de sizin sistemlerinizi bu haftalarda kullanmaya başlayacak. Bu dönemde bunların size yansıması ise sindirim sorunları, gaz ağrıları ve mide asidinin zaman zaman yemek borusuna çıkması olabilir.

3-25

15. haftadan itibaren yuvarlaklaşmaya ve yukarı çıkmaya başlayan anne karnı, bu haftalarda da hem yukarıya doğru hem de yatay olarak gelişmeye devam edecek. Bunun anneye geri dönüşü ise, zaten bu dönemle birlikte gece uykusunun yer yer bozulması sorununa bir de yatarken yaşanabilecek zorluklar eklenecek. Bu dönemde anne adaylarının yatmak ve oturmak için doğru pozisyonu seçmesi önemli. Kişilerin tercihlerine göre bu dönemlerde hamileler için özel üretilmiş yastıklar kullanılabilir.

Hamileliğin son üç ayında olduğunuz bu süreçte artık günlük değişimler kadar gelecek için aldığınız önlemler de ön plana çıkmalıdır. Bebek sağlığı için yapılacak olan birçok testte, özellikle hamileliğin 25. ve 28. haftaları arası doğru sonuçları almak için idealdir. Bu dönemde yapılacak hematokrin/hemoglobin testi, anemi varlığını önceden tespit etmek için önemlidir. Aynı zamanda glikoz toleransı ve glikoz taramalarının da üçüncü trimester boyunca yapılmasında fayda vardır.

Aktivite: Doğum izni planlaması yapın

04-25Hamileliğin 6. ayından itibaren çalışan anne adaylarının doğum iznine ayrılması ideal olacaktır. Tabii ki kimi anne adayları hamileliğinin son haftalarına kadar çalışmayı tercih etse de, bu süreci evde dinlenerek ve doğum için planlar yaparak geçirmek de iyi bir seçenek. Özellikle rahat bir doğumun, önceden önemli detayları planlanmış olan doğum olduğunu düşünenler için.

HAMİLELİKTE SAĞLIKLI BESLENME

En az ne yediğiniz kadar önemli ‘Ağız ve Diş Sağlığı’: Hamilelik boyunca bebeğiniz içerde sağlıklı olması için gerekli olan bütün besinleri almaya çalışan fedakar anne adaylarının, en az ne yediğine dikkat ettiği kadar özen göstermesi gereken bir konu var. Yapılan araştırmalar, anne adaylarının ağız ve diş sağlığı ile hamilelik süresi arasında beklenmedik bir bağ bulmuş durumda. Şaşırtıcı ancak günde en az iki kere dişlerini fırçalayan anne adaylarının, ağız ve diş hijyeni konusunda sorun yaşayan anne adaylarına göre daha olumlu uzun hamilelik süresi geçirdiği, yani daha az oranla düşük sorunu ile karşılaştığı gözlemlenmiş. Hamilelik süresince anne adaylarının vücuduna giren her zararlı maddenin bebeğe de geçebileceği düşünüldüğünde, hamilelerin ağız içi hijyenini sağlaması azami önem taşıyor.

Kalsiyum ve D vitamini eksikliği yaşanmamalı: Kas ve kemik gelişimi için olmazsa olmaz olan kalsiyum minerali ve D vitamini eksikliğinin hamilelik sırasında yaşanması, hem annenin hem de bebeğin sağlığını tehdit eden bir durum. 25. haftada yaşanan kas ve kemiklerdeki gelişmelerle birlikte bu iki temel yapı taşının anne vücudunda eksik olmaması önemli. Kalsiyum, vücutta kemik oluşumunu sağladığı gibi aynı zamanda kalp, beyin ve diğer sinirsel ağların oluşumu için önemli. D vitamini ise kendi görevlerinin yanı sıra vücudumuzda kalsiyumun emilmesini sağladığı için, hamilelerin eksikliğini hissetmemesi gereken bir temel yapı taşı. Kalsiyum için süt ürünlerini düzenli tüketmek, yeşil sebzeleri diyetten eksik etmemek önemli. Bütün bunlara rağmen hamilelik sürecinde beslenme düzeninden alınan kalsiyumun yetersiz kalması da olası. Bunun için doktor tavsiyesinde kullanılacak kalsiyum hapları çözüm olacaktır.

D vitamini alımı ise kalsiyumdan biraz daha farklı. İnsan vücudu kendi kendine D vitamini üretme yeteneğine sahip, ancak bu üretim yeterli değil. Vücuda dışardan alınan D vitamini ise tıpkı yağda çözünen diğer bir vitamin olan A vitamini gibi vücudumuza öncül haliyle alınır. Yani bizim vücudumuza aldığımız aslında Provitamin D’dir. Bunun D vitaminine dönüşmesi için derinin güneş ışınlarına maruz kalması gerekmektedir. Bu nedenle hamilelerin günde 30 dakika doğrudan kol ve bacaklarından güneş alması gerekmektedir.


Benzer Makaleler